Faldum: Dağ, Kent ve Arzuların Zamanı

“Faldum kentine giden yol inişli çıkışlı bir araziden geçer; ormanları, büyük geniş otlakları ve mısır tarlalarını bölerdi. Yol kente yaklaştıkça köy alanları, mandıralar, bahçeler ve evler sıklaşırdı. Deniz uzaktaydı, görünmezdi ve dünya yalnızca tepeciklerden, küçük şirin ovalardan,otlaklardan, ormandan, tarlalardan ve meyve bahçelerinden oluşmuş sanırdınız.”

Her yıl kentin ismini taşıyan yolun, büyük pazar zamanı hareketlendiğini öğrenerek, Faldum kentinin iliklerine işleyen geleneklerle, onun zihnimizdeki imgesini berraklaştırarak ilerliyoruz öyküde. Daha sonra, bir örtünün altında gizlenmediğini bilerek kafasını uzatıyor can alıcı nokta: pazara gelen insan tenli bir lamba cini.

Bir adam, pazardaki üç genç kızın düşlerine dokunuyor: birine güzel saçlar, ötekine zarif eller, bir diğerinin bedenine ise dans içgüdüsü bahşediyor. Olacak iş mi? Masallarda oluyor. Olanları duyan, gören, fısıltısını işiten, dedikodusunu duyup hasetinden eriyen doluşuyor adamın başına. Hastalıklar iyileşiyor, fakirler zengin oluveriyor ve en olmadık mucizeler, işin büyülü yanını sezdirecek herhangi bir his uyandırmadan gerçekleşiyor. Sanki daha az önce oradalarmış, öylelermiş gibi.

İki çocuk, bu patırtıdan uzakta, biri kemanının buğusuna gömülü, öteki de onun müziğinin tınısına, öylece oturuyorlar. Patırtı nihayetinde onlara ulaşınca toparlanıp pek de hevesli görünmeyen tavırlarla dilek gerçekleştiren adamın yanına ulaşıyorlar. Adam dilek haklarını bahşedince keman çalan çocuk daha da gömülmek istiyor kemanına, öyle ki dileği gerçekleşince çaldığı ışıktan ezgilerle göğe çekiliyor. Arkadaşı içerliyor duruma, biraz hınç, yarı bilgelik ve yarı toylukla zamanın akışına meydan okuyan bir dağa dönüşüyor.

Bir dağın gözünden kentin, dileklerin ve ruhların uçuculuğu öyle güzel akıp geçiyor ki bununla ne nehirlerin taşkın iradesi yarışabilir ne rüzgarların sonsuz döngüsü. Hermann Hesse, bizi bu masalda biraz buruk, çokça hayranlık uyandırıcı bir sona sürüklüyor.

“O da bir dilekte bulundu. Sessiz bir dilekte. Ve dileğini söylerken bu denli uzak ve yitik anıları düşünmenin verdiği hüzünden kurtuldu ve ona acı veren her şey yuvarlanıp yitti. Dağ çöktü, altındaki toprağa karıştı ve bir zamanlar Faldum’un bulunduğu yeri üzerinden dönüşümlü olarak güneşin ve yıldızların geçtiği coşkulu, sonsuz bir deniz örttü”

Hermann Hesse, Masallar

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.