Dali’den Daha Sürreal: Remedios Varo

Hemen hemen hepimiz Dali’nin ismini duymuşuzdur; ama sürrealist akımı büyülü zihniyle bambaşka yerlere taşıyan Remedios Varo, bu denli sık karşılaştığımız bir isim değil. Eserlerini biraz da olsa anlamak, sanatla ilgilenen biri için hem oldukça keyifli hem de doyurucu bir deneyim.

Sürrealizm ve Kadın

André Breton tarafından “Aklın her türlü denetiminden uzak, ahlaki ya da estetik her türlü kaygıdan muaf, sadece düşüncenin dikte ettiği akım” olarak tanımlanmış olan sürrealizm, aslında tanımı gereği sosyal normların zincirlerinden de kurtulmuş olmalı; fakat sürrealist resimlerde kadın, çoğu kez nesneleştirilmiş ve fiziksel özellikleriyle öne çıkarılmıştır. Örneğin Dali’nin sevgilisi Gala, onun için bir ilham konumunda olsa da pasif bir figür olarak karşımıza çıkar, bağımsızlığını yansıtmaz. Remedios Varo’nun en büyük özelliklerinden biri de resimlerinde bunu değiştirerek kadına bir amaç ve güç vermesi.

Aslında bu durum, kadının toplum tarafından başarılı ve zeki görülmesine dair Varo’nun bilinçaltında yatan arzunun dışavurumu olarak yorumlanabilir. Yine André Breton’un tanımıyla sürrealizm, bilinçdışı düşüncelerin bilinç yoluyla ifadesi, hayal dünyası ile gerçeğin birbirine bağlanışı olduğundan bu bağlamda Varo’nun eserleri Dali’ninkilere kıyasla daha sürreal kabul edilebilir.

Ruth Markus, kadının resimde bu negatif yansıtılışını peygamber devesi figürünün kullanımını inceleyerek ele almış. Peygamber develerinin dişileri, çiftleşme sonrası erkeğinin kafasını kopartarak yer, birçok erkek sürrealist ressam da kadını peygamber devesi imgesiyle çizerek hem şehvetli hem de tehlikeli izlenimi yaratmıştır. Aslında dişi peygamber devesi, “femme-fatale” dediğimiz cazibesiyle erkeği kendine çektikten sonra onu lanetine sürükleyen kadını temsil eder.

Remedios Varo’nun da içinde bulunduğu pek çok kadın sürrealist ressam için zorlu bir çalışma ortamı yaratan “femme-fatale” ve “femme-enfant” (bir çocuğun zihinsel olgunluğuna sahip, aptal, yetişkin kadın, çocuksu kadın tanımı) gibi kalıplar oldukça yaygındı. Bu dönemde yaptıkları resimleri daha da değerli ve özgün kılan şey biraz bu denebilir.

Resimlerinde karşımıza çıkan mitolojik yaratıklar, makine-insan melezleri gibi unsurlar Varo’yu “Büyülü Gerçekçilik” akımına da dahil eder; ki bu akımın kendisi de bilinçaltının sonsuz yaratıcılığını vurgulayan tarafıyla sürrealizmin çatısı altında diyebiliriz.

Eserleri

Encounter (1959)

Bu resimde karanlık bir odada oturmuş, yorgun ve odaksız gözlerle bakan bir kadın, yine bir kadının kafasının bulunduğu sandığı açmaktadır. Sandığı açan kadının aksine kesik olan kafanın gözleri kadına odaklıdır. Mavi elbisenin uzantısı onları birbirine bağlar, metaforik olarak kadın kendi varoluşunu izler.

Odanın arka kısmında başka sandıklar göze çarpar, bu sandıklarda da diğer vücut parçaları olabilir mi? Veya farklı yüzler ve farklı bilinçler?

Kadın, fiziksel olarak kendini yeniden keşfetmektedir, Varo resme bakan kişi için kimlik arayışını daha somut bir forma sokmuş, görsel bir yardımcı oluşturmuştur.

Varo’nun çoğu resminde olduğu gibi kadın kapalı bir giyime sahiptir, hatta saçları bile gözden uzaktır, odak vücutta değil gözlerdedir. Karakterlerin bakışlarını kullanarak duygusal aktarımı ve resme bakan kişiyle iletişimi sağlar.

Creation of the Birds (1957)

Bu resimde neredeyse bir rahibin hücresini andıran sadelikteki odasında baykuş-kadın, kuş boyamaktadır. Fırçasının ucu göğsünde asılı duran enstrümanın boşluğuna bağlanır. Öteki elinde tuttuğu üçgen, büyütece benzer alet yardımıyla ay ışığını bir tür yaşam veren güç olarak kullanır. Yan taraftaki yeşil, boğumlu alet, kırmızı, sarı ve mavi olmak üzere 3 temel rengi palete akıtır.

Varo, ses, ışık ve görüntü elementlerini birleştirerek bir sanatçı, düşünür ve birey olarak gücünü yansıtır. Yaşlı, bilge baykuş sembolü ile birlikte bilim ve sanatın birlikteliğinden doğan saf yaratımı bize sunar.

Harmony (1956)

Resimde ilk göze çarpan bir çeşit simyacı-besteci karakter. Yüz ifadesinden yarı uykulu izlenimi veren bu kişi, sandığının içinden yapraklar, çiçekler, kabuklar, transparan geometrik şekiller ve üzerlerine matematik formülleri çiziktirilmiş kağıt parçaları alarak porte üzerine onları nota gibi şişler. Karakterin yarı uyku hâli, duvardan beliren ve porte üzerindekileri düzenlenmeye yardım eden kadın figürün ortaya çıkışına izin verir.

Duvardan beliren olağanüstü insan imgelemi Varo tarafından sıkça, aniden gelen ilhama duyulan şaşkınlık veya süregelen baskılanmanın dönüm noktası gibi konuları aktarmak için kullanılsa da diğer örneklerden biraz daha farklı olarak buradaki figür sessiz ve zarif bir havayla belirir. Varo’nun genellikle bütünlükle bağdaştırdığı müziği düzeltir, bilincin zihin boşluğunu doldurur. Bilinçdışı, zihnin zarif bir işçiliği olarak tasvir edilir, bilincin yanı başında çalışır ve zihni bütünlüğe ulaştırır.

Bu resimde bilinçdışının çeşitli seviyeleri ve bunların bilinçle kesişimleri görselleştirilmiş.

Arkadaki duvardan beliren figür, bestecinin askıya aldığı veya iptal ettiği bir iş üzerinde çalışıyor gibi. Bu hem Varo’nun hemen her şeyin bir ruha sahip olduğunu öne süren animizme duyduğu inancı, hem de yine bilinçdışının görünmez işlevselliğini temsil ediyor.

Yatağın kitaplığın üzerine konumlandırılmış olması da yine bilinçdışı ve bilincin üzerine oynanmış bir oyun gibi yorumlanabilir. Bilgi ve medeniyetin rüyaları yani bilinçdışının en belirgin formunu desteklemesi söz konusu bu durumda. Yatağın kıvrımlı ve kırmızı dokusuyla hemen üzerine konumlandırılmış iki pencere, bir ağız ve dudakları andırdığından bu da bilinçdışının tenselliğine bir gönderme sayılabilir.

Resmin sağ tarafında gri tonlarda bir kuşun sandalyenin başına yapılmış yuvasına uçtuğunu görüyoruz. Bu, yuva için oldukça alışılmadık bir konum fakat hayvanların sık sık insanların terk ettiği yerlere ya da eşyalara yuva yaptığı da bir gerçek; sonuçta bir kuş için mümkün olan yere yuva yapmaktan doğal ne olabilir ki? Bu görselin dikkat çekici olma sebebiyse, bilinçdışının açıklanamaz ve önüne geçilemez özelliklerinin bir hayvanın hayatta kalma güdüleriyle temsil edilmiş olması.

Resimde daha pek çok detay bulunuyor ve Varo’nun büyülü gerçekliğine bizi en çok çeken resimlerden biri bu. Bilinç ile bilinçdışının tabakalarının birbiriyle kesişimi ve işlevselliği zarif figürlerle ortaya konmuş.

Yaşadığı dönem ve koşullarda incelikli eserlere imza atmış Remedios Varo, sürrealizmin daha çok ve sevgiyle anılması gereken isimlerinden yalnızca bir tanesi. Femme fatal ve femme enfant gibi kalıplardan sıyrılarak kendi sesini, kendi fırça darbelerini bulmuş tüm kadın ressamlar, kendilerinden sonra gelenlere ilham kaynağı oldu.

inventas vitam juvat excoluisse per artes

Kaynaklar

The Surrealist Woman: the Art of Remedios Varo

Remedios Varo Artworks

“The Surrealist Art of Remedios Varo” by Anna Tham

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.