Takımyıldız Öyküleri II

Orion

Orion: şarkılara, mitlere konu olmuş “Avcı” olarak da bilinen bir takımyıldız…

Efsanelerde Orion’un annesiyle babası hakkında farklı gerçeklikler yaratılmış. Bunlardan birinde Hyrieus isimli bir çobanın oğlu olarak karşımıza çıkıyor Orion. Bir zamanlar Zeus, Hermes ve Poseidon bu çobanın evine uğrarlar, Hyrieus misafirlerinin tanrı olduğunu ayrımsamaz ancak oldukça cömert davranır. Hatta sahip olduğu tek öküzü misafirleri için keser. Tanrılar da çobanın cömertliğini ödüllendirmek için ona bir dilek hakkı bahşederler. Hyrieus daima bir çocuk özlemi içinde olmuştur, bu dileğini tanrılara söyler. Onlar da kestiği öküzün derisini gömmesini ve üzerine işemesini salık verirler. Tam 9 ay sonra o noktada çok güçlü ve yakışıklı bir adama dönüşecek olan Orion doğar.

Orion genç bir adama dönüştüğünde Kral Oenopion onu Sakız Adasındaki korkutucu yaratıkları öldürmesi için görevlendirir. Ne var ki Orion’un başarıyla gerçekleştirdiği bu görev tüm hayvanların anası olan tanrıça Gaia’yı öfkelendirir. Bir akreple Orion’u karşı karşıya bırakır ve Orion’nun ne gücü ne silahı bu yaratığa engel olabilecektir…

Gaia, akrebi bir takımyıldıza dönüştürerek gökyüzüne bırakır, böylece onun daima doğaya ve hayvanlara saygı duyulması gerektiğini anımsatan bir figür olmasını sağlar. Akrebin önüneyse Orion’u yerleştirir, sonsuza dek yaptığı saygısızlık yüzünden akrep tarafından kovalanmaya onu mahkum eder.

Hikayenin bir diğer yüzündeyse Orion nympheleri elde edişiyle tatmin olmaz ve Sakız adasına inerek Kral Oenopion’un kızı, aynı zamanda Dionysos’un torunu olan Merope’ye göz diker. Kral, kızına ve Orion’a söz verir; eğer büyük avcı adadaki vahşi yaratıkların hepsini öldürmeyi başarabilirse kızını verecektir. Görev başarıyla tamamlanır ancak kral kızını kaybetmekten korkar ve verdiği sözü yerine getirmez. Orion da Kral’ın izni olmamasına aldırış etmeyerek Merope ile birlikte olur. Oenopion, Dionysos’tan yardım ister. Dionysos, Orion’u sarhoş ettikten sonra onu satirlerin kör edişine izin verir. Orion’un görüşünün düzelmesi ancak Helios’un (güneş) okyanus üzerinde doğduğu ilk noktaya, doğunun uzak bir ucuna giderse mümkündür. Orion yola koyulur ve hedefine vardığında Helios gözlerini iyileştirmeyi kabul eder. Bu esnada Helios’un kız kardeşi, şafağın temsili olan Eos, güçlü avcıya aşık olur. Derler ki, sabaha karşı pembeleşen gökyüzü bu aşkın ürünüdür, Eos’un hafifçe kızaran yanakları…

Not: Hikayenin öbür tarafını merak edenler için, Orion’un sevgili Merope’si de sonradan Sisyphus’un eşi olur. Kardeşleri içinde bir ölümlü ile evlenen yalnızca o olmuştur. Tam da bu yüzden Merope yıldızı, içinde bulunduğu takımyıldızda diğerlerine nazaran daima sönük ışıldar.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.